COP31 Türkiye’de Düzenlenecek: Resmiyet Kazandı, Peki Bizi Gerçekte Ne Bekliyor? COP31 Nedir?
- hseturkiye

- 26 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
COP Nedir, COP31 Ne Anlama Geliyor?
COP (Conference of the Parties), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin her yıl bir araya gelerek;
Küresel sera gazı azaltım hedeflerini,
İklim finansmanını,
Uyum ve kayıp-zarar mekanizmalarını,
Yeni bağlayıcı veya gönüllü taahhütleri
tartıştığı ve karara bağladığı en üst düzey platformdur.
COP31, bu sürecin 31. toplantısı olacak ve iklim krizinin artık “gelecek” değil, bugünün sorunu olduğu bir dönemde gerçekleşecek.

COP31 Türkiye’de Düzenlenecek: Resmiyet Kazandı, Peki Bizi Gerçekte Ne Bekliyor?
Bugün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile COP31’in Türkiye’de düzenleneceği resmen ilan edildi. Böylece Türkiye, ilk kez Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen Taraflar Konferansı’na (COP) ev sahipliği yapacak.
Bu karar, ilk bakışta önemli bir diplomatik ve çevresel başarı gibi görünüyor. Ancak asıl soru şu:COP31 Türkiye için bir vitrin mi olacak, yoksa gerçek bir dönüşümün başlangıcı mı?

Türkiye Neden Önemli Bir Ev Sahibi?
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, ülkenin iklim politikaları açısından çelişkilerle dolu bir tabloyu da beraberinde getiriyor:
Bir yandan 2053 Net Sıfır hedefi açıklanmış durumda
Diğer yandan kömür, fosil yakıtlar ve yüksek karbonlu yatırımlar hâlâ gündemde
İklim Kanunu hâlâ tartışma aşamasında
Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) hazırlıkları sürüyor ancak uygulama netleşmiş değil
COP31, bu açıdan Türkiye için sadece bir organizasyon değil; politikaların sahaya yansıyıp yansımadığının test edileceği bir sınav olacak.
COP31 Öncesinde Türkiye’yi Neler Bekliyor?
1. İklim Politikalarında Şeffaflık Baskısı
COP süreci, ülkeleri yalnızca vaat vermeye değil, veriyle konuşmaya zorlar.Emisyon envanterleri, sektör bazlı azaltım planları ve ilerleme raporları daha fazla mercek altına girecek.
2. Sanayi ve Özel Sektör İçin Yeni Yükümlülükler
COP31’e giden süreçte;
Karbon ayak izi hesaplamaları,
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM),
Yeşil dönüşüm, raporlama ve doğrulama
gibi konular sanayi için artık “opsiyonel” olmaktan çıkacak.
3. Belediyeler ve Yerel Yönetimler Sahneye Çıkacak
İklim uyumu, dirençli şehirler, su ve atık yönetimi gibi başlıklar COP31’in önemli gündemleri arasında yer alacak. Yerel yönetimlerin performansı da uluslararası düzeyde görünür olacak.

COP31 Sonrası Ne Olacak?
Asıl kritik nokta burası.
Türkiye daha önce de birçok uluslararası çevre sözleşmesine taraf oldu. Ancak sorun çoğu zaman uygulama aşamasında yaşandı. COP31 sonrası;
Alınan kararlar gerçekten mevzuata yansıyacak mı?
Denetim ve yaptırım mekanizmaları güçlenecek mi?
İklim politikaları ekonomik ve siyasi tercihler karşısında geri mi planda kalacak?
Bu soruların cevabı, COP31’in Türkiye için tarihi bir dönüm noktası mı yoksa iyi organize edilmiş bir zirve mi olduğunu gösterecek.
Sonuç: Büyük Bir Fırsat, Büyük Bir Sorumluluk
COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması önemli bir adım. Ancak bu adımın anlamlı olabilmesi için;
“Ev sahipliği yapmak” ile“iklim krizine gerçekten taraf olmak”arasındaki farkın iyi anlaşılması gerekiyor.
COP31, Türkiye’ye dünyaya anlatma fırsatı sunduğu kadar,dünyaya hesap verme zorunluluğu da getiriyor.
Bu kez sadece konuşmalar değil, sahadaki gerçekler izlenecek.




Yorumlar